8 kadından 1’i meme kanseri oluyor

Tabipler Birliği Başkanı Dr. Özlem Gürkut, meme kanseri ile ilgili bir çok bilgi verdi

Büyütmek için resme tıklayın

Telsim, Meme Kanseri Farkındalık Ayı kapsamında çalışanlarında farkındalık yaratmak üzere, Kıbrıs Türk Tabipler Birliği Başkanı, İç Hastalıkları Uzmanı ve Lefkoşa Dr. Burhan Nalbantoğlu Onkoloji Bölümü Hekimi Dr. Özlem Gürkut’u sanal ortamda konuk etti.

Dr. Özlem Gürkut, söyleşide çalışanlara, meme kanserinden korunmanın yolları hakkında bilgiler verirken, meme kanserinde erken teşhisin öneminin altını çizdi. Covid-19 ile ilgili bilimsel tavsiyelerde de bulunan Gürkut, güncel bilgileri Telsim çalışanlarıyla paylaştı. Moderatörlüğünü Telsim Genel Müdür Yardımcısı Fevzi Tanpınar’ın yaptığı söyleşiye, Telsim çalışanları ve yöneticileri yoğun ilgi gösterdi.

Dr. Özlem Gürkut, Meme Kanseri hakkında bilgileri ve korunma yollarını, dünyada ve ülkemizdeki durumunu, alınması gereken önlemleri ve tedavi biçimleri hakkında bilgiler Verdi. Meme kanseri risk faktörleri nelerdir, belirtileri nelerdir, erken tanı için neler yapılması gerekir gibi konularda yanıt arayan Telsim Genel Müdür Yardımcısı Fevzi Tanpınar, Dr. Özlem Gürkut’a, çalışanlar tarafından sorulan soruları da yöneltti.

Söyleşinin moderatörlüğünü yapan Genel Müdür Yardımcısı Fevzi Tanpınar, öncelikle Dr. Özlem Gürkut’u çalışanlara kısaca tanıttı ve bu zorlu salgın döneminde yoğun çalışmaları arasında Telsim’in söyleşi davetini kabul edip, Meme Kanseri Farkındalık ayı etkinliğine zaman ayırdığı için, hem Gürkut’a hem de bu zor dönemde tüm özverisiyle çalışan tüm sağlıkçılara teşekkürlerini sundu. Meme Kanseri Farkındalık Ayı’nın 2004 yılından buyana Dünya Sağlık Örgütü tarafından ilan edildiğini söyleyen Tanpınar, farkında olmanın ve bu farkındalığı yaratmanın gerçekten çok özemli olduğunu vurguladı.

Tanpınar, Meme Kanseri Farkındalığı ile ilgili bilgilendirme sonrasında, Gürkut’tan Tabipler Birliği Başkanlığı sıfatıyla da Telsim çalışanlarına Covid 19 salgını ile ilgili son bilgileri paylaşmasını istedi.

Kanser sayısı KKTC’de çok mu?

Tam 13 yıldır Onkoloji bölümünde kanser hastalarıyla ilgilendiğini söyleyen Dr. Özlem Gürkut, hayatının önemli bir kısmını hastanede geçirdiğini dile getirdi.

Kanser ile ilgili sansasyonel bilgiler paylaşıldığını ve akıllarda hep kanser Kıbrıs’ta dünyanın başka yerlerine göre çok mu sorusu olduğunu vurguladı. Sürekli olarak Kıbrıs’ın ilk 5’te olduğunun söylendiğini vurgulayan Gürkut böyle birşey olmadığının altını çizdi.

“Dünyadaki her 6 ölümden 1’i kansere bağlı”

Dünya Sağlık Örgütü’nün kanser ile ilgili istatistikleri paylaştığı Globocan 2019 verilerine göre, 2018 yılında Dünya’da toplam 18,1 milyon yeni kanser vakası saptanmış ve

9,6 milyon kansere bağlı ölüm olduğunu söyleyen Gürkut, “Dünya’daki her 6 ölümden 1’i kansere bağlı.” dedi. Dünya’da en çok tanı konulan kanserleri şu şekilde sıralayan Gürkut, “Dünyada her yıl 2.09 milyon yeni akciğer kanseri ve meme kanseri tanısı 1.8 milyon kolorektal kanser tanısı konulurken kanserden ölümlerin ise en çok, akciğer, kolorektal ve mide kanseri nedeniyle gerçekleşmektedir. Meme kanserinin en sık görülen kanserlerden birisi olduğu halde ölüm oranlarının diğer kanser türlerine göre düşük olmasında ise tedavideki gelişmelerin yanı sıra meme kanserindeki farkındalık ve erken tanının daha çok olması da etkilidir” dedi.

“8 kadından 1’i meme kanseri oluyor”

Meme kanserinin kadın kanserleri içinde en sık görülen ve en fazla ölüme neden olan kanser türü olduğunu söyleyen Gürkut, “Her 8 kadından biri yaşamı boyunca meme kanserine yakalanıyor.” dedi. Meme kanserinin sadece kadınları ilgilen bir kanser türü olmadığını vurgulayan Gürkut, “Erkeklerde de meme kanseri nadir olmakla birlikte görülüyor.” dedi.

Meme kanserinin risk faktörleri ile ilgili bilgiler veren Gürkut, risk faktörleri taşıyan kişilerin mutlaka meme kanseri olacak diye bir anlamı olmadığını vurgularken, risk faktörü taşımayanların da asla meme kanseri olmayacak anlamını çıkarmamaları gerektiğini vurguladı. Cinsiyetin bir risk faktörü olduğunu dile getiren Gürkut, “Kadınlarda meme kanseri erkeklere oranla 100 kat daha fazla görülüyor.” dedi. İleri yaşın da önemli bir risk

faktörü olduğunu söyleyen Gürkut, yeni meme kanseri tanısı alan kadınların % 70’inin 50 yaşın üzerinde olduğunu vurguladı. Gürkut, “Yaşı 50’nin üzerinde olan kadınlarda meme kanseri görülme sıklığı, yaşı 50’nin altında olan kadınlardan 4 kat daha fazladır.” dedi.

“Aile öyküsü bir risk faktörüdür”

Ailesinde meme kanseri bulunan kadınların, meme kanserine yakalanma olasılığı, diğer kadınlara göre 2- 5 kat daha fazla olduğunu söyleyen Gürkut, “Meme kanserlerinin yaklaşık olarak %5-10’u genetik kökenlidir. En sık rastlanan BRCA1 ve BRCA2 genlerindeki

mutasyonlardır.” dedi. “Erken yaşta adet görmek-Geç menapoza girmek yani, daha uzun süre östrojen hormonu etkisi altında kalmak, meme kanseri gelişme riskini artırmaktadır.” diyen Gürkut, “Elli yaşından sonra adet görmeye devam eden kadınlarda, meme kanserine yakalanma riski az da olsa artmaktadır.” dedi.

“Tüm kanser tiplerinde erken tanı hayati önem taşıyor”

Gürkut, “Meme kanseri belirtileri hakkında bilgiler veren Gürkut, 20 yaştan itibaren 2 senede bir ve 40-70 yaş arasında senelik rutin hekim kontrolü önerilmektedir.” dedi.

“20 yaşını aşmış her kadın her ay, adet kanamasının bitiminden hemen sonra, menopoz sonrası dönemde ise her ayın belirli bir gününde kendi memelerini muayene etmek için 10 dakikasını ayırmalıdır.” vurgusunu yapan Gürkut, kendi kendine meme muayenesinin nasıl yapılması gerektiğini Telsim çalışanlarına anlattı. Ardından sözü alan Tanpınar, Telsim’in işbirliğiyle hayata geçen Self-Check uygulaması ile ilgili bilgiler verdi.

Kanserin kesin tanısı patoloji ile konulur

Gürkut, “Muayenede veya herhangi bir görüntüleme tetkikinde memenizde veya koltuk altınızda şüpheli bir kitle tespit edilirse vakit kaybetmeden doktorunuzun tavsiyelerine uygun şekilde kesin tanıya gidiniz.” dedi. Uygun ek görüntüleme tetkikleri, kan tetkikleri, biyopsi veya ameliyat gerekliliği olabileceğini sözlerine ekledi.

Kanser riskimizi azaltmak için ne yapılmalı?

Söyleşinin sonunda Gürkut, kanser hastalığının tüm dünyada artmakta olduğunu ve meme kanserinin kadınlarda en sık görülen kanser olduğunu vurguladı. Gürkut, “Kanser riskimizi azaltmak için bilinen kanser yapıcılardan uzak duralım, sağlıklı yaşam sürelim.” dedi.

Kanserde erken tanının çok önemli olduğunu bir kez daha vurgulayan Gürkut, “Bu amaçla kanser belirtilerini bilelim ve en küçük bir şikayetimizi veya bulgumuzu ihmal etmeyelim. Hiçbir şikayetimiz olmasa bile ayda bir kendi kendimize meme muayenesi, senede bir hekim muayenesi ve mamografi yaptıralım.” dedi.

“Deodorant kullanımı meme kanserinde risk faktörü mü?”

Deodorant ve bütün kozmetik ürünlerde paraben denilen bir madde var ve ürünlerin uzun süre bozulmamasını sağlayan koruyucu bir madde olduğunu söyleyen Gürkut, paraben maddesinin tene teması sonucunda ostrojen hormonuna dönüştüğünün altını çizdi. Gürkut,” Ostrojen hormonu fazlalığının da meme kanserine neden olduğu biliniyor.” dedi.

Kozmetik ürün alırken parabensiz olmalarına dikkat etmemiz gerektiğini vurgulayan Gürkut ayrıca sağlıklı bir yaşam sürmenin öneminin altını çizdi. Sözü alan Tanpınar, Gürkut’a teşekkürlerini sundu.

Pandemi konusunda, kış döneminde bizi neler bekliyor?”

Fevzi Tanpınar, Dr. Özlem Gürkut’tan, 8 aydır süren pandemi konusuyla ilgili görüşlerini de almak istediğini dile getirdi. Önümüzde kış dönemi olduğunu ve bütün dünyada özellikle soğukların başladığı bölgelerde vakaların arttığını söyleyen Tanpınar, “Şu anda Kuzey Kıbrıs’ta eskisi gibi kapanalım korunalım yerine, açılalım ve korunalım durumu söz konusu. Korunmada bilincin tam oturmadığını, nasıl korunuruz, hastalık aslında kimi daha çok etkiliyor konularında sürekli değişen dengeler var.” dedi. Kış döneminde bizi neler bekliyor? Bir doctor olarak öngörüleriniz neler? sorularını Dr. Özlem Gürkut’a yönelten Tanpınar, Telsim çalışanlarının en merak ettiği konular hakkında bilgi istedi.

“Kış aylarında kapalı ortamlar Covid-19 için büyük risk faktörü”

“Kış gelince açık havadan kapalı alanlara geçilecek ve bu nedenle biz hekimler uyarılarda bulunuyoruz.” diyen Gürkut, “Diğer virus hastalıkları gibi Covid-19’da, virüsü taşıyan kişiden, sağlıklı kişiye, 2 metrelik koruyucu mesafeyi dikkate almayıp daha yakın mesafede durup, maske de takmadan konuşmasıyla bulaşıyor.” diye konuştu. Gürkut, yaz aylarında havanın kuru olmasından dolayı virüsün asılı kalma sürelerinin kısa olduğunu fakat kış aylarında havadaki nem sayesinde virüsün daha uzun süre havada canlılığını koruyabileceğini söyledi. Kapalı alanlarda özellikle klimaların, virüsü havada asılı kaldığı yer dışında, odanın uzak noktalarına da iletebildiğini ve böylelikle 2 metrelik koruyucu mesafenin koruyucu etkisini azalttığını ifade etti.

“Kapalı ortamları bol bol havalandırmalıyız”

Gürkut, “Maskelerimizi doğru takmalı, ellerimizi sık sık yıkmalıyız, mesafemizi korumalı ve kapalı ortamları bol bol havalandırmalıyız.” dedi. Kendimizi korumak için en önemli etkenlerin bu kurallar olduğunu vurgulayan Gürkut, özellikle kronik rahatsızlığı olan kişilerin yaş sınırı koymadan kendisini riskli grupta saymasını ve iyi korunmaları gerektiğini sözlerine ekledi.

29 Eki 2020 - 14:23 -


TÜM RÖPORTAJLAR GÖSTER


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Ses Kıbrıs Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Ses Kıbrıs hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Ses Kıbrıs editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Ses Kıbrıs değil haberi geçen ajanstır.



Anket Hükümetin açıkladığı ekonomik paketi yeterli buldunuz mu?