Yeni tez, yeni KKTC-TC ilişkileri

Bir Kıbrıs zirvesi da ha sonuçsuz olarak noktalandı…

Politikayı yakından takip eden kimse Cenevre’de masanın çökeceğine inanmadı..

Ve elbette kimse “iki egemen devlet” talebinin de kabul görmeyeceğini biliyordu..

Özetle tam da beklenen  oldu; süreç ne koptu, ne de ilerledi…

“Eve gidin, daha çok çalışın, yine görüşürüz” dendi

Türk tarafı da elbette bunun olacağını biliyordu…

Kıbrıs Türk tarafı ve Türkiye, Cenevre zirvesini yeni tezlerin resmiyet kazanacağı bir zirve olarak gördü sadece..

Yeni bir mücadele döneminin startını vermiş oldu…

O nedenledir ki Cumhurbaşkanı Tatar “İçim rahat dönüyorum” dedi..

Çünkü yeni tezi Birleşmiş Milletler kayıtlarına geçirdi…

Türkiye Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu da bu nedenle “Tarihi bir zirve” yorumunda bulundu…

Madem ki 1977 yılından bu yana ortaya konan tezde değişikliğe gidildi o zaman Türkiye bu noktada Kıbrıslı Türklerin çoğunluğunu da yanına almalıdır…

Bunun için de Kıbrıslı Türkleri mutlu kılmalıdır…

Mutluluk da sadece alt yapıya yatırım yapmakla olmaz..

Sizce Kıbrıslı Türklerin büyük çoğunluğu çözümün nasıl olacağına kafayı takar mı? Yoksa çözüm ya da çözümsüzlüğün günlük hayatına eksileri, artılarını mı değerlendirir?

Bence ikincisi…

KKTC tanınsa da, Birleşik Federal Kıbrıs kurulsa da, Kıbrıslı Türkler bu yeni durumdaki statülerini gözden geçirirler…

Ekonomik durumlarına artı yaratıyorsa memnun olurlar, aksi olursa sinirlenirler…

Demem o ki, Türkiye yeni Kıbrıs tezini savunabilmek için Kıbrıslı Türkleri memnun etmeli..

Özellikle de ekonomik olarak… Her gün “Acaba bu ay maaş alacak mıyım?” sıkıntısı çeken bir kamu yönetimi ile, açlık sınırında maaş ile geçinmeye çalışan özel sektörlü ile, geleceğini bir türlü göremeyen devletine güvenemeyen bir iş dünyasıyla mutlu bir toplum yaratılamaz.

Eğer toplum mutlu değilse, önce hükümete, sonra da Türkiye’ye suç bulur ve aradaki bağ her gün incelip kopma noktasına gelir..

Buna bir de siyasi (gereksiz ve sert) açıklamalar da eklenirse işler iyice karışır…

Muhalif ruh yükselir, ardına bakmadan “Kıbrıs’ta çözüm, tek yol federasyon” söylemleri ağırlık kazanır.

Şu anda gelinen aşama tam da budur…

Yapılacak iş bellidir; bir yanda yeni tez dünyaya lobicilik faaliyetleriyle anlatılırken, öte yanda Türkiye Kıbrıslı Türklerin maddi manevi yanında olduğunu göstermeli

Ve elbette bunlar sözde kalmamalı, insanların hayatına dokunulabilmeli..

İşte o zaman ne federasyon kalır akıllarda, ne sloganlar kalır dillerde…

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Aytuğ Türkkan - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Ses Kıbrıs Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Ses Kıbrıs hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Ses Kıbrıs editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Ses Kıbrıs değil haberi geçen ajanstır.

02

Adalet Bi̇r Gün Elbet - tc kktc ilişkileri hep aynI devam eder. GÖBEK BAĞI ASLA KESİLMEZ .KKTCYE SELAM TAKSİME DEVAM...GÜNEYDE DE ELAM !!!! VE BİR MATRİS İÇİNDE TIKILIP KALINIR...

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 05 Mayıs 20:34


Anket Sizce erken seçim ne zaman yapılmalı?