Askeri zaferi taçlandıramadık!

20 Temmuz Barış ve Özgürlük Bayramı’nı kutluyoruz..

Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Yardımcısı Sayın Fuat Oktay bu kutlu gün için adamıza geliyor..

Törenler yapılacak, marşlar çalınacak.. Resepsiyonlar verilecek..

Yabancı devlet yetkilileri ağırlanacak vs..

Özetle özgürlük bayramımızı kutlayacağız..

Kritik soru ise bunca kutlama arasında vatandaş nerede olacak?

Devlet erkanı kutlamalardayken görüyoruz ki, vatandaş  bu kutlamalarda yer almayacak..

Bu ciddi bir sorundur..

Aidiyet hissini kaybettik!..

Devletimize bağlılığımızda erozyon var!..

Çünkü bu yapıda adaletsizlik, hukuksuzluk, adam kayırma ilk sırada!

Ayakların baş, başların ayak olduğunu vatandaş da görüyor, biliyor!

Ve hatta Devlet eliyle özel sektörün ezildiği bir ortamı yaşıyoruz..

Çalışmayanın ödüllendirildiği, eş dost akrabanın devlet bürokrasisinde yer bulduğu, parti için hesapların ve bir sonraki seçimlerin düşünülüp bu yönde dolgun maaşlı atamaların yapıldığına şahit oluyoruz..

Ama devletin engellisine, sosyal yardım alanına, asgari ücretlisine yaşam hakkı tanımadığı bir devletin evlatlarıyız..

Böylesi bir ortamda yapılacak kutlamada en önde duracak olanlar da vatandaşlar değil; dolgun maaşlı danışmanlar, liyakatla atanmamış bürokratlar, alengirli işlerle kendine yer bulan kaliteli takım elbiseler giyinmiş siyah gözlüklü tiplerdir..

Sonrasında görevli olan askerlerimiz, polislerimiz ve evlatlarına jetleri göstermek için alana gelen hala içinde devlet sevgisini tüm bunlara rağmen koruyan az sayıda vatandaş..

Oysa böyle mi olmalıydı..

20 Temmuz’un biz Kıbrıslı Türkler için hayatta kalmanın yıl dönümü olduğunu bildiğimiz halde neden sahiplen(e)miyoruz?

Sahiplenemediğimiz için toplum olarak biz mi suçluyuz yoksa devleti geçmişten bugüne kendi belirledikleri adaletsiz düzen içerisinde yönetenler mi?

Yaşanılan onda kötü yönetim örneğinden sonra toplum olma özelliğini yitirmiş olan Kıbrıslı Türkler artık bir topluluk gibi hareket etmektedirler..

Ortak değerlerimize olan saygımız, kötü yönetim neticesinde yerle yeksan olmuş durumda..

20 Temmuz’da Türkiyemiz ile birlikte yaşadığımız askeri zaferimizi maalesef geçen bunca yılda taçlandıramadık!

Ne ekonomik olarak, ne de sosyal devlet olarak!

Ama kimsecikler bu durumdan dolayı halkı suçlamasın..

Atılacak nutuklardan önce herkes bir aynaya bakıp “nerede hata yaptık” diye kendini sorgulamalıdır!

Böylesi karmaşık duygular içinde son sözüm; Özgürlük Bayramımız her şeye rağmen kutlu olsun…

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Aytuğ Türkkan - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Ses Kıbrıs Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Ses Kıbrıs hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Ses Kıbrıs editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Ses Kıbrıs değil haberi geçen ajanstır.



Anket Sizce fahiş elektrik faturalarından hangi makam sorumludur?