Asgari ücret 12 bin olsa ne yazar?

Kamuda yüzde 43 oranında hayat pahalılığı ödemesi yapılacağı açıklandı..
Peşi sıra da asgari ücretin net 8 bin 500 TL civarında olacağına yönelik kamuoyuna mesaj verildi..
8 bin 500’ü duyan işçi doğal olarak dudak büktü, işveren de her zamanki gibi “Bu rakamın bize maliyeti 11 bin TL civarıdır, nasıl ödeyeceğiz?” diyerek tepki gösterdi..
Ben bir adım daha ileri gidiyorum.. Asgari ücreti dilerseniz 12 bin TL yapın, ne değişecek?

Her gün temel tüketim maddeleri başta olmak üzere her ürüne zam geliyor. 12 bin TL olsa bile bir ay sonra bu paranın değeri zaten yine 6 bin TL seviyesine gerileyecek.

Zira TL erimeye devam ediyor ve piyasaya her geçen gün yeni zamlar ekleniyor…
Özetle demeye çalıştığım maaş ve ücretleri artırınca halkın alım gücü yükselmiyor, aksine işçi maliyeti artan tüm işletmeler bu maliyeti sattığı ürüne ekliyor ve hayat pahalılığı daha da derinleşiyor.

Ne işçi, ne de iş dünyası memnun değil..
Ayni durum kamu için de geçerli.. Hayat pahalılığının maaşlara yansıtılmasıyla değişen bir şey olmuyor zira piyasa her geçen gün pahalılaşmaya devam ediyor. Alınan artış 2-3 market alış verişinde tuzla buz oluyor.

Burada önemli olan piyasanın pahalı olmasını engelleyecek yeni tedbirler alabilmek..
Akaryakıtı ithal ediyoruz, buna bir de TL’nin değer kaybı eklenince… Vahim bir noktaya ulaşıyor iş.. Elbette petrol üretimi olmadığından bu duruma müdahil olamayız ama bunun piyasaya pahalılık olarak yansımasını engelleyebilmek için yeni kaynaklar bulmak şart.

Maliye Bakanlığı ve Ekonomi Bakanlığı kavgayı bırakıp el ele vererek yeni kaynaklar üretmelidir.
Dillere pelesenk olan kayıt dışı ekonominin kayıt altına alınması ile buradan yaratılacak kaynak pahalılığın önüne geçecek bir fon olabilir..
Ultra lüks ürünlerin vergilerinin artırılması da bu fona kaynak yaratabilir..

Faiz Sucuoğlu döneminde çalışmalarına başlanan bet ofis, kripto para, sanal bet gibi yasal çalışmaların bu sektörleri “bitirmeden” ama devlete de daha çok gelir sağlayacak bir noktaya getirilmesi gibi işlere de hız verilmeli..

Bunun yanında şu anda bir türlü işletilemeyen mesela telekomünikasyon ya da limanların özelleştirilmesi sağlanmalı ve devletin bu noktadan gelir elde etmesine olanak sağlanmalı..

Ortaya çıkacak kaynaklar ile temel tüketim maddelerine gelecek zamların önü alınmalı ve hayatın daha da pahalı olması engellenmeli..
Bir yandan yeni kaynaklar yaratılırken öte yanda tasarruf da şart!

Ya da daha net bir tabirle savurganlık noktalanmalı!
Artık Cumhurbaşkanlığı da dahil olmak üzere şu danışman atamalarına bir son verilmeli!

Devleti yönetenler vatandaşlara örnek olmalı.. Makam araçları ya da RHA’lar özel nedenlerle kullanılamamalı!..
Bakanlıklardaki izaz ikram paraları, hane halkına yardım kalemleri .. Bu gibi kaynaklar bir noktaya toplanarak kişiler için değil halkın geneline yayılacak icraatlar için harcanmalı..

Üstel’in düşüncesine destek

Bu arada bu yazıya bir not olarak eklemek isterim; Başbakan Ünal Üstel’in hayat pahalılığı ödeneğine ilişkin düşüncesine benden olumlu not.. Düşük maaş alana daha yüksek, dolgun maaş alana daha az HP yansıtması mantığının doğru olduğunu düşünüyorum.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Aytuğ Türkkan - Mesaj Gönder

# Bir, para, son, yeni, zam

göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Ses Kıbrıs Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Ses Kıbrıs hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Ses Kıbrıs editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Ses Kıbrıs değil haberi geçen ajanstır.

01

Aşk Başkadir Burda - ÖZELLEŞTİRME DIŞINDAKİ FİKİRLERİNİZ DOĞRU. ÖZELLEŞTİRMEYE KARŞIYIZ.

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 17 Haziran 01:03


Anket İfade özgürlüğünü kısıtlamaya yönelik hazırlanan değişiklik yasa tasarılarına onay veriyor musunuz