Atun’un tercihi, Tatar’ın yanlışları ve halkın ızdırabı!

Başlıkta Tatar’ın yanlışları dedik; burada iki önemli noktaya değineceğim.. Biri en son yapılan tercih bir diğer de kısa bir süre öncesine ait…

Tatar’ın her iki tercihi sonrasında da mağdur olan maalesef ki Halk oldu ve olmaya da devam ediyor..

İkincisinden yani son gelişmelerden başlayalım.. Zira en popüler konu bu..

Başbakan Faiz Sucuoğlu halkın tepkilerini görünce alkol ve akaryakıt zammına indirim için kolları sıvadı. Bir Bakanlar Kurulu toplantısı sonrasında da çıkıp indirim yapılacağını açıkladı.

Bir baktık ki Başbakan’ın talimatı havada kaldı. Zira bu görevi yerine getirecek olan Maliye Bakanı Sunat Atun “Bunun mali karşılığı ayda 180 milyon TL’dir, böyle de bir kaynak yoktur” deyip kestirip attı!

Kaynak yaratamayacağını ilk günden ilan etti. Ya da başka bir görüşle, daha ilk krizde Maliye Bakanı, Başbakan’ın altını oymak için adım attı..

Eğer bu kaynağı bulamıyorsanız, ya da bu yapılanın doğru olmadığını düşünüyorsanız, istifa ederdiniz olur biterdi.. Ama istifa düşünülmedi..

Ardından El-Sen ile imza polemiği geldi.. Meclis’te traji komik bir sahne yaşandı. Maliye Bakanı Başbakan’ı yalanladı.. Ve artık bu ikilinin birlikte çalışamayacağını aşikardı..

Olması gereken Maliye Bakanının istifasıydı ancak koltuk her zaman tatlıdır, görevden alınmayı bekledi.

Başbakan da beklenen hamleyi yaptı ve Sunat Bey’in görevden alınması için Cumhurbaşkanlığı’nın yolunu tuttu. Ne ilginçtir ki; Başbakan’ın hükmünde olan bu konuyu Cumhurbaşkanı dallandırıp budaklandırmayı tercih etti. Atun’un görevden alınma yazısına bir türlü imza atmadı..

Kimilerine göre Türkiye’ye sordu, kimilerine göre Atun’u görevden alan kişi olmak istemedi.. Sebebi çok önemli değil aslında.. Bence üzerine vazife olmayan bir durumdan vazife çıkardı ama ülkeyi kaotik bir ortamın içine soktu.

Başbakan Sucuoğlu da “Madem kendi çalışacağım ekibi ben belirleyemeyeceğim – ki böyle bir şeye Cumhurbaşkanı’nın hakkı yok- o zaman istifa ederim” dedi.

Tatar’ın bu hamlesi sadece Sucuoğlu’na değil, hem UBP’ye hem de Kıbrıs Türk halkına yapılmış bir kötülüktür diye düşünüyorum..

Kimse kusura bakmasın!

İmzalanan bir ekonomik protokol varken, ekonominin düze çıkması için yapılması gereken onlarca yasa, tüzük vs varken, belediyeler reformu çalışmalarının tam ortasındayken…

Tüm bunlar dururken şimdi biz Sayın Tatar’ın kendi siyasi ikbaline yönelik tercihi nedeniyle yeni bir kaosun içerisine girdik..

Yeni belirsizlikler, yeniden bir hükümet oluşumunun krizleri.. UBP’de yeni sancılar, yeni küskünlükler…

Var mı bu toplumun boşa harcayacak zamanı..

Belli ki Sayın Tatar’a göre var…

Ama bu ilki değil ki!

Cumhurbaşkanı seçilirken de böyle bir hata yapmıştı…

Ne miydi bu, hatırlayalım!

Bu ülkenin başına Ersan Saner faciasını açan kişi de Sayın Tatar’dır.. Başbakanlık’tan Cumhurbaşkanlığı’na geçişte yerine vekalet bir isim belirlememesi nedeniyle aylarca UBP’de yaşanan karışıklıklar, bunun hükümet işlerine yansıması ve seçilmemiş bir kişinin Başbakanlık koltuğuna oturması.. Aylarca süren kavgalar, rezillikler, iş yapamama hali ve Kıbrıs Türk toplumunu uluslar arası mecrada rezil eden bir skandalla son bulan dönem…

Ve bunla da kalmayıp Saner’in oluşturduğu kabineyi Türkiye Cumhuriyeti Elçiliği’ne sorarak, ülke siyaseti için yapılmış bir büyük kötülük!

Bunlar sadece basit hatalar mı? 

Kimi hata der, kimi iş bilmezlik, acemilik ya da korkaklık..

Kim ne derse desin ama bu yanlışlar dönüp halka ızdırap olarak yansıyor..

Artık yeter!

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Aytuğ Türkkan - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Ses Kıbrıs Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Ses Kıbrıs hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Ses Kıbrıs editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Ses Kıbrıs değil haberi geçen ajanstır.



Anket Halkın Partisi'nin sine-i millete dönüş kararını destekliyor musunuz?