Erdoğan'dan Putin'e 'Onurlu çıkış yap' mesajı!

Cumhurbaşkanı Erdoğan, NATO zirvesi dönüşü gazetecilere önemli açıklamalarda bulundu. Rusya-Ukrayna savaşına ilişkin konuşan Erdoğan, Rusya Devlet Başkanı Putin ile hafta sonu veya hafta başı bir görüşme yapabileceğini söyledi. Görüşmede Putin'e ''Artık barışın mimarı sen olmasın'' diyeceğini belirten Cumhurbaşkanı, '''Onurlu çıkış yap' demek suretiyle bu işi tatlıya bağlamanın yolunu aramamız lazım'' şeklinde konuştu.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, ''NATO Olağanüstü Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi'' için gittiği Belçika'daki temaslarını tamamlayarak yurda döndü.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, ziyaret dönüşünde uçakta gazetecilerle yaptığı söyleşide gündeme ilişkin önemli mesajlar verdi.

''Zirve verimli ve başarılı geçti''

İlk olarak zirveyi değerlendiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, Rusya- Ukrayna savaşındaki gelişmeleri ve bunun yansımalarını müttefiklerle etraflı biçimde değerlendirme fırsatı bulduklarını belirtti.

Cumhurbaşkanı, zirvenin hem NATO'nun hem de bir ortak olarak  Türkiye'nin önemini ortaya koyduğunu söyledi.

Erdoğan şöyle devam etti:

''Ateşkesin ve barışın sağlanmasına yönelik sürdürdüğümüz yoğun diplomatik girişimler hakkında müttefiklerimizle bilgiler paylaştık. Krizin tırmanmaya başladığı noktadan itibaren NATO'nun rolünün önemini vurgulamıştım. NATO'nun insicamının korunmasına dair tavrımızı burada da açıkça ifade ettim. Günlük siyasi hesaplar uğruna NATO'nun yıpratılmaması gerektiğini dile getirdim. Zirvemiz her açıdan verimli ve başarılı geçti.''

''Putin'e onurlu bir çıkış yap diyeceğim"

Rusya-Ukrayna savaşının sona ermesi için çabalarını sürdüreceğini belirten Cumhurbaşkanı, Ukrayna ve Rusya devlet başkanlarıyla görüşeceğini açıkladı.

Uçaktaki gazetecilerden NTV Genel Yayın Yönetmeni Nermin Yurteri, canlı yayında Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın açıklamalarını aktardı.

Rusya-Ukrayna savaşı sonrasında NATO-AB ilişkilerini nasıl değerlendirirsiniz? Bu işgal bize neler gösterdi? NATO Genel Sekreteri “Güvenliğimiz konusunda yeni bir gerçeklikle karşı karşıyayız. Bu yüzden caydırıcılığımızı ve savunmamızı daha uzun vadede yeniden düzenlemeliyiz” şeklinde açıklaması olmuştu. Bu yeni dönemde Türkiye’nin rolü konusunda neler söylersiniz? Bir de kimyasal ve nükleer silahların kullanımı konusunda dünya adeta diken üstünde, karşılıklı açıklamalar geliyor, bu konudaki görüşleriniz nedir?

"Avrupa güvenliğinin temeli NATO'

Her şeyden önce bu kriz iki hususu gözler önüne serdi. Bunlardan birincisi Avrupa güvenliğinin temel taşı, temel yapısı NATO’dur. Bunu çok açık, net olarak görmüş bulunuyoruz. İkincisi, Türkiye bölgesel güvenliğin temini için vazgeçilmez bir müttefiktir. Gerek ikili görüşmeler gerekse zirve toplantısı esnasında liderlerin birçoğu bunu dile getirdiler. 70 yıllık üyeliğimizde NATO’ya en kapsamlı katkıları veren Türkiye, müttefiklerden farklı olarak bunu her yönüyle karada, denizde, havada, siyasi etkinliklerinde ortaya koyan bir ülke oldu. İttifak dayanışması ruhuyla üzerimize düşeni imkanlarımız ölçüsünde yapmaya da devam edeceğiz. Bu süreci de Türkiye aynı kararlılıkla, güvenilirlikle yine sürdürüyor. Hatta bu konuda örnekliğini ortaya koyuyor. Bunu da bütün siyasi liderler olsun, komuta kademeleri olsun, bizimle paylaşıyorlar. Bunu da iftiharla gördük. Bundan dolayı da tabii memnuniyetimizi özellikle ifade etmek isterim. Diğer taraftan, kitle imha silahlarının kullanımını elbette insanlığa karşı işlenmiş suç olarak değerlendiriyoruz.

Ukrayna-Rusya savaşının başından beri etkin bir diplomasi yürütüyorsunuz. Bu süreçte garantörlük ve arabuluculuk konusu tartışmaya açıldı. Türkiye garantör ülke olacak mı? Garantörlük söz konusu olduğu takdirde Ukrayna ve Rusya şartlarını yerine getirmezse bu Türkiye için bir sorun teşkil eder mi?

Savaşı sonlandırmak için başından itibaren büyük gayretler ortaya koyduk. Bu gayretlerimizi gerek liderler seviyesinde şahsım sürdürdü, gerekse Dışişleri Bakanımız muhataplarıyla birçok görüşme yaptı. Hatta Rusya ve Ukrayna Dışişleri Bakanlarını Antalya’da bir araya getirdi. Ardından bir Moskova ziyaretini, bir Lviv ziyaretini de gerçekleştirdi. Yine bunun dışında Milli Savunma Bakanımın muhataplarıyla yaptığı birçok görüşme oldu. Bunları devam ettiriyorlar. Tabii bütün bunlar garantörlük, bunun dışında arabuluculuk görevini Türkiye’nin yapabileceğinin en güzel örneği oldu.

25 Mar 2022 - 11:03 - Türkiye



göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Ses Kıbrıs Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Ses Kıbrıs hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Ses Kıbrıs editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Ses Kıbrıs değil haberi geçen ajanstır.



Anket Halkın Partisi'nin sine-i millete dönüş kararını destekliyor musunuz?