Özersay: "Limana Karşı Liman"

Halkın Partisi Genel Başkanı Kudret Özersay, Kıbrıs Rum tarafının güven yaratıcı önlem olarak kapalı Maraş’ın BM kontrolüne verilmesi ve Mağusa limanının AB yönetiminde, Ercan hava limanının ise BM yönetiminde uluslararası seyahate açılması önerisini değerlendirdi.

Halkın Partisi Genel Başkanı Kudret Özersay, Kıbrıs Rum tarafının güven yaratıcı önlem olarak kapalı Maraş’ın BM kontrolüne verilmesi ve Mağusa limanının AB yönetiminde, Ercan hava limanının ise BM yönetiminde uluslararası seyahate açılması önerisini değerlendirdi.

    Özersay “Rum tarafının henüz resmi olarak Kıbrıs Türk tarafına iletilmediği anlaşılan önerisi mevcut haliyle tabi ki kabul edilebilir değil ancak Kıbrıs Türk tarafı adına Cumhurbaşkanlığının bu konuda proaktif bir diplomasi ortaya koyarak inisiyatif alarak öneri sunması, bu düşünceyi Halkımızın menfaatlerini de düşünerek şekillendirmesi ve dengeli ve adil bir hale getirecek diplomatik bir girişim yapması gerekir” dedi.

    Özersay bunun dengeli ve adil bir güven yaratıcı önlem olabilmesi için limana karşı Maraş değil, “limana karşı liman” olarak şekillendirilmesi gerektiğine inandığını vurguladı. 1990lı yıllarda Maraş ile Lefkoşa hava limanı arasında bir bağlantı kurularak bir GYÖ ortaya konulduğunu ancak artık hem Maraş açısından, hem de Lefkoşa havalimanı açısından koşulların değiştiğine dikkat çekti.

    Özersay böyle bir güven yaratıcı önlem düşüncesinin aynı niteliğe sahip unsurlar arasında bir denge kurularak yapılması gerektiğine dikkat çekerek “bu nedenle bu pakette kapalı Maraş’ın BM kontrolüne verilmesi bugünün değişen koşullarında makul ya da uygulanabilir değildir. Bunun yerine Mağusa limanı ve Ercan’da sağlanacak açılımlar karşılığında Kıbrıs Rum gemi ve uçaklarına Türk deniz limanı ve hava limanlarından bazılarının açılması ve Türk hava sahasının açılması düşünülebilir” diyerek Mağusa limanının AB kontrolünde değil AB ile bazı konularda standart uyumuna gidilmesi yaklaşımının daha doğru olacağına, aynı durumun Ercan için de geçerli olacağına dikkat çekti.

Kıbrıs Rum tarafının kapalı Maraş’ın açılması konusunda Türk tarafına yaptırım uygulatarak başarıya ulaşamayacağını gördüğünü ve bir nevi bu konuda politikasını değiştirme kararı aldığını, ancak güven yaratıcı önlemlerin karşı tarafı “yenmek” için değil iki taraf arasında ilişkileri iyileştirmek ve karşılıklı güveni oluşturmak için kullanılabileceğini anımsatan Özersay “Rum tarafı önce GYÖ’lerin mantığını anlamlı ve yaptırımla yapamadığını, yani Türk tarafının Maraş açılımını bertaraf etmeyi, GYÖ ile elde edemeyeceğini bilmelidir çünkü bu tür önlemlerin başarısı karşılıklı olarak iyi niyetin varlığıyla mümkündür” ifadelerini kullandı.

    Özersay öte yandan Kıbrıs Türk tarafını temsil eden Cumhurbaşkanlığına da seslenerek “Rum tarafı bu önerilerini dillendiriyor ve İsviçre’deki konuşma notunda da buna sadece değinmiş belli ki resmi somut ve kapsamlı bir öneride bulunmamış. Bu öneriler bu haliyle tabi ki kabul edilebilir değildir ancak reddetmek yerine Kıbrıs Türk Halkının menfaatine olacak şekilde karşı öneriler geliştirmek Cumhurbaşkanı sayın Tatar’ın görevidir. Proaktif diplomasi bunu gerektirir” ifadelerini kullandı.

23 Şub 2022 - 00:03 - Gündem



göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Ses Kıbrıs Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Ses Kıbrıs hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Ses Kıbrıs editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Ses Kıbrıs değil haberi geçen ajanstır.



Anket İfade özgürlüğünü kısıtlamaya yönelik hazırlanan değişiklik yasa tasarılarına onay veriyor musunuz