Akün Rektör yardımcısı Kıbrıs sorununa ''Tango bitti'' dedi

Akdeniz Karpaz Üniversitesi Rektör yardımcısı Doç. Dr. Serdar Yurtsever Kıbrıs sorununa ilişkin bir makale yayımladı.

TANGO BİTTİ

Kıbrıs sorunu, Uluslararası İlişkiler alanında çözümsüzlüğü en uzun süren ve halen sürmekte olan sorunlardan bir tanesi olarak dünya tarihindeki yerini korumaktadır. 2020 yılının son günlerini yaşamakta olduğumuz bu günlerde de Kıbrıs Meselesi, başlangıcındaki sorunlarını muhafaza etmeye devam ederek düğümleri çözülmeyi bekleyen bir yumak gibi Kıbrıs iki toplumunun, garantör devletlerin, Avrupa Birliği’nin ve Birleşmiş Milletlerin önünde durmaya devam etmektedir.

1960 yılında kurulan Kıbrıs Cumhuriyeti’ni, kuruluş temel Anayasası kapsamında iki topluma sağlanan hakları yok sayarak yönetilmesini engelleyen, adil yönetim konusunda iyi niyeti olmayan, Anayasa kapsamındaki kurumları felce uğratan, Kıbrıs Adası’nı tümden tek parça olarak yutmak isteyen, şimdiye kadar üretilmiş olan tüm çözüm önerilerini karşılıksız bırakan, süreç içerisinde kışkırtıcı tutumundan vazgeçmeyen, gene süreç boyunca hem Türk hem İngiliz tarafına fiili saldırılarda bulunan, Birleşmiş Milletleri usandıran, 2004 Annan Planı’na “Hayır” diyen kimdir? 1964’de Ada’ya çatışmaları önlemek amacıyla gelen BM Barış Gücü çatışmaları önleyebilmiş midir? 1964-1974 arasında Rumların Yunan destekli saldırı ve suikastlarına dur diyebilmiş midir? Peki; gerekçeleri, haklılığı ve uluslararası hukuka uygunluğu aslında herkes tarafından bilinen ancak bugüne kadar tüm Batı dünyası tarafından haksız eleştiri ve yaptırım kararlarına maruz kalan 1974 Türk Barış Harekâtı sonrasında Ada’da güvenliğin tesisinden sonra bir çatışma olmuş mudur? Harekattan bugüne Ada’da huzur hakimdir. BM Barış Gücü’nün yapamadığını, Türk Silahlı Kuvvetleri ve Kıbrıs Türk Mücahitleri birlikte başarmıştır. Harekatın ismine yakışır şekilde Ada’ya barış hâkim olmuş, mutluluk gelmiş ve 46 senedir bozulmamıştır. BM Barış Gücü, ara bölgede bu huzur ve barış ortamında adeta tatil yapmaktadır. 2004 Annan Planı referandum sonuçları, tüm dünyanın gözü önünde Rumların hiçbir durumda çözüm yanlısı olmadığının en somut göstergesi olarak durmaktadır. Buna rağmen, Avrupa Birliğinin yanlı ve iki yüzlü davranarak Rumları tek taraflı olarak Birliğe kabul etmesi ne anlama gelmektedir? Rum, Yunan ve Avrupa Birliği hem Ada’da yaşayan Türk Toplumunu hem de 1983’den beri özgür ve bağımsız KKTC Devleti’ni yok saymaktadır. Bu da yetmeyerek, KKTC Devleti’ni izolasyonlara maruz kalmasını sağlayarak insan haklarını göz göre göre ihlal etmektirler. 1934 tarihli Montevideo konvansiyonu, bir devletin uluslararası hukuk önünde hukuki kişiliği için dört temel özelliği esas almaktadır. Bunlar, sürekli bir nüfusun bulunması, sınırları belli bir toprak parçasının bulunması, hükümetin bulunması ve diğer devletler ile ilişkide bulunma kapasitesidir. Devletin diğer devletler tarafından tanınması konusu, gereklilikler arasında yoktur. KKTC Devleti, kurulduğu günden itibaren tüm bu gerekliliklere sahip özgür ve bağımsız bir Devlet olarak varlığını sürdürmektedir. Özgür seçimler yapılmakta, seçilmiş hükümetler tüm fonksiyonları ile halka hizmet vermektedir. Yukarıda çok özet olarak ifade edilenler, şu ana kadar masalara getirilmiş çok çeşitli önerilerin yeniden görüşülmeye başlanmasının beyhude olacağını açıkça göstermektedir. Hem Türkiye Cumhuriyeti’nin son dönemdeki açıklamaları hem de Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Sayın Ersin TATAR’ın seçim süreci ve seçilmesi sonrasındaki açıklamaları, Rum, Yunan, AB ve BM mutfaklarında geçmişte pişirilmiş ve kimi dolapta donmuş, kimi masa üstünde kokmuş çözüm paketlerinin birer artıktan öteye gitmeyeceğini kuvvetli bir irade ile göstermektedir. Çözüm masasının temizlenmesi artık elzem olmuştur. Türkiye Cumhuriyeti ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti makamlarının ortaya koyduğu “İki Devletli” çözüm masadadır. Tüm dünyada etkisini sürdürmekte olan Covid-19 pandemisi tedbirleri nedeniyle henüz hız kazanamayan Ada’da İki Bağımsız Devlet’in varlığının kabulü yönündeki çalışmalar, 2021 yılının ilk aylarından itibaren güçlü bir şekilde ifade edilecek ve 2021 yılı, Kıbrıs Meselesi’nin çözüm yolunda eksen değiştirdiği bir yıl olacaktır.

Doç.Dr. Serdar YURTSEVER

30 Ara 2020 - 15:17 - Siyaset


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Ses Kıbrıs Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Ses Kıbrıs hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Ses Kıbrıs editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Ses Kıbrıs değil haberi geçen ajanstır.




Anket YDP'de başkan kim olmalı?