Ünlü ceza avukatı Mustafa Şener açıklama yaptı

“Zincir Operasyonu” sonucunda uyuşturucu bulundurmaktan tutuklanan Avukat Mustafa Şener, sürece ilişkin yaptığı açıklamada, eski kız arkadaşı M.K.nın polis ile iş birliği yaparak kendisine tuzak kurduğunu belirtti, "İtibarımı zedelemek için maksatlı yapıldı” dedi.

SES KIBRIS ÖZEL HABER

Girne’de düzenlenen “Zincir Operasyonu” sonucunda tutuklanan avukat Mustafa Şener, The Arkin Colony Hotel’de bir basın toplantısı düzenleyerek, süreci anlattı.

Şener, Narkotik ve Kaçakçılığı Önleme Müdürlüğü ekiplerinin düzenlediği “Zincir Operasyonu” sonucunda evinde kullanım amaçlı bir miktar hint keneviri türü uyuşturucu madde ve bir adet tabanca ile canlı mermi ele geçirilmesine işaret etti.

Şener, kendisine tuzak ve kumpas kurulduğunu dile getirerek, operasyondan bir ay önce ayrıldığı ve uyuşturucudan ötürü sabıkası bulunan eski kız arkadaşı M.K.nın polis ile iş birliği yaptığını belirtti.

Şener, “İtibarımı zedelemek için maksatlı yapıldı” ifadelerini kullanarak, ilgili mercilere şikayetlerini yaptığını söyledi.

Şener, yaptığı basın açıklamasında konuyu 7 madde altında kamuoyu ile paylaşarak, şöyle devam etti:

“1. Avukata Erişiminin Engellenmesi ve Avukat Sayısının Kısıtlanması

KKTC Anayasasının 16 (5) maddesi uyarınca; Yakalanan veya tutuklanan herkese, yakalanmasını veya tutuklanmasını gerektiren nedenler, yakalanması veya tutuklanması sırasında anladığı dilde bildirilir ve herkes, kendisinin veya yakınlarının seçtiği bir hukukçunun hizmetinden derhal yararlandırılır.
KKTC Anayasasının 17 (4) (ç) maddesi uyarınca; Kendisinin veya yakınlarının seçtiği bir hukukçu tutmak ve adaletin sağlanması için gerekli görülüyorsa, yasanın gösterdiği şekilde kendisine parasız bir hukukçu atanması;
KKTC Anayasasının 18 (5) (c) maddesi uyarınca; Kendi kendini bizzat veya eğer yeterli mali olanaklardan yoksun bulunuyor ve adaletin sağlanması için gerekli görülüyorsa, kendisine parasız olarak atanacak bir hukukçu aracılığı ile savunmak;
Tutuklanan kişinin bir avukatla acilen görüştürülmesi ve kovuşturmanın başlamasından itibaren avukat vasıtasıyla temsil edilme hakkı bulunmaktadır. “Legal Aid” diye bilinen, devlet tarafından finanse edilen ücretsiz avukat tutma hakkı KKTC’de sadece sanığın Mahkeme huzuruna çıkarılmasından sonraki süreçte, çok ağır bir suçtan (Ör; Adam Öldürme) yargılanması durumunda gündeme gelmektedir. Halbuki Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi içtihatlarından da görülebileceği gibi, bir sanığa yargılama esnasında uygulanan bir takım hakların polis karakolunda da uygulanması gerekir. Çünkü, yargılama süreci sanığın tutuklu bulunduğu ve ifadelerin alındığı sürecin devamıdır. Ücretsiz avukat tutma hakkının her bakımdan yaygınlaştırılması gerek KKTC Anayasası gerekse iç hukukta önemli bir yeri olan Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi açısından gerekli görülmektedir. (KAYNAK: NECATİGİL Zaim M., KKTC’de Anayasa ve Yönetim Hukukunun Esasları, Özbaran Ofset, Lefkoşa-2015, Sayfa 12-13.)”
Bu meselede, tutuklanan kişi bir avukat olduğu için, polis KKTC Anayasasındaki hükümleri hiçe sayarak “Sen avukatsın, başka avukata ihtiyacın yok” şeklinde bir beyanda bulunarak, Benim avukata erişimini engellendi. Bu noktada; Benim ilk tutuklandığım anda yapılacak işlemler esnasında (Ev-Ofis araması, Tutuklama vb.) avukatımın hazır bulunmasını istememe rağmen, polis “Aramalar bittikten sonra, avukatın aranır” şeklinde beyanda bulunarak, avukata erişimini engelledi.

Tutuklandığım Bu meselede, polis KKTC Anayasasındaki hükümleri hiçe sayarak “En fazla üç avukat ile görüşebilirsin” şeklinde bir beyanda bulunarak, beni temsil etmek isteyen avukatları sayı sınırlaması ile kısıtladı Ve polis ilk anda herhangi bir avukatı arama fırsatını bana vermedi. Ayrıca; olayı basından öğrenen Avukat Hüseyin ÇELİKLİ, Avukat Hüsnü TOKATLIOĞLU ve Avukat Gürcan BAYRAMOĞLU polise gelerek benim avukatlığımı üstlendiler. Bu noktada; bana bir belgeye sadece bu avukatların isimlerini yazmam polis tarafından dikte edildi. Ancak; bu belge üzerine bu üç avukatın yanında KKTC Barolar Birliğine kayıtlı tüm avukatları da dahil ettim. Fakat; bu talebim polis tarafından uygun görülmedi ve yeniden sadece bu üç avukatın yazılmasını ısrar etti ve o belge dosyalandı.

Ceza davalarında, tutuklu bir kişinin avukat tarafından temsil edilmesi ile ilgili olarak böyle bir avukat kısıtlaması yoktur.

Tutuklandığım ilk gün polise yapmış olduğum gönüllü ifadede Hint keneviri maddesini o tarihlerde birlikte yaşadığım kız arkadaşım olan M.K.yı korumak adına sadece kendimin kullandığını söyledim ayrıca Polislerin evimi arama esnasında hint keneviri türü maddeyi M.K.yı korumak ve suçtan uzak tutmak maksadı ile evden alıp dışarıya çıkıp uzaklaştırma niyetiyle hareket ettim.

4 Ağustos 2022 tarihinde Mahkeme huzuruna çıkarılarak aleyhimde 1 gün tutukluluk temin edildi (Olay taze idi ve henüz tahkikat tamamlanmamıştı).

5 Ağustos 2022 tarihinde Mahkeme huzuruna çıkarılarak aleyhimde 5 gün tutukluluk temin edildi (Polisin elinde olan emare hint keneviri türü maddelerin ve 1 adet tabanca ve canlı mermilerin uzmanlar tarafından incelenmesinin tamamlanmadığı gerekçesiyle). Bu tutukluluk talebi, benim herhangi bir şekilde etki etmemin mümkün olmadığı uzman raporlarının temin edilmesine yönelikti.

Tutukluluğun devamı ile ilgili taleplerin hangi çerçevede yapılacağı Mahkemeler tarafından ortaya konmuştur.

10 Ağustos 2022 tarihinde Mahkeme huzuruna çıkarılarak teminata bağlandım.”             

2. Tuzak Kurulması (Entrapment)

Rv.Sang (1980) A.C 402.HL ve Rv.Looseley v AH.Gen’s [2002] 2 Cr. App. R.29 davasındaki hususlar;

“The only proper purpose of police participation is to obtain evidence of criminal acts which they suspect some one is about to commit or in which he is already engaged. It is not to tempt people to commit crimes 15 order to expose their bad characters and punish them.”

İktibas edilen bölümde belirtilenlere göre, polisin katılımındaki yegane doğru amaç, suça konu eylemler ile ilgili delil elde etmektir. Suç işlediğinden şüphelenilen kişilerin kötü karakterini ortaya çıkarmak ve kişileri cezalandırmak amaç olmamalıdır. Buradan çıkan netice, emarelerin kurgu ürünü olmaması gerektiğidir. (KAYNAK: D.15/2017 Yargıtay/Ceza No: 97/2015 (Gazimağusa Ağır Ceza No: 5537/2011)

İlk nazarda; 03.08.2022 tarihinde Narkotik ve Kaçakçılığı Önleme Müdürlüğü ekiplerinin düzenlediği operasyonun, “Zincir Operasyonu” kapsamında, uyuşturucu madde tedarikçisi Ahmet Dem’in itirafları doğrultusunda (Ahmet Dem’in bir miktar uyuşturucu maddeyi bana verdiği yönünde) gerçekleştiğini değerlendirdiydim.

Bu nedenle; önceden bir süre birliktelik yaşadığım ve uyuşturucu madde tasarrufu vb. suçlarından bir kez denetimli serbestlikten yararlanan ve iki kez bu süreci ihlal ettiği gerekçesi ile Mahkeme huzuruna çıkarılan eski kız arkadaşım M.K.yı korumak amacı ile, bu uyuşturucu maddenin sadece kendi kullanımım için bana ait olduğunu beyan ettim.

M.K.nın denetimli serbestlik süresi içerisinde idrar örneğinde hint keneviri ve kokain maddesi bulunduğuna ilişkin olarak laboratuvar kayıtları mevcuttur. (Bu yönde gerekli soruşturmanın yapılabilmesi için ilgili mercilere suç duyurusunda bulunuldum ve talep edilmesi halinde laboratuvar kayıtlarının yeri de bellidir)

Ancak; poliste tutuklu bulunduğum süre zarfında ve gönüllü ifademi verdikten sonra birtakım parçaları birleştirdiğim zaman, olayın “Zincir Operasyonu” kapsamında, uyuşturucu madde tedarikçisi Ahmet Dem’in itirafları doğrultusunda gerçekleşmediğini idrak ettim.

Çünkü; o tarihlerde kız arkadaşım olan M.K ile olay tarihinden yaklaşık bir ay kadar önce ilişkimi bitirdiydim. Ancak; ne hikmetse, M.K polis ile işbirliği içerisinde beni bir kurgu içerisinde tuzağa düşürmek için, operasyon tarihinden kısa bir süre önce arayıp birlikte kullanmak için hint keneviri türü madde bulmamı istedi.

Ben bu maddeyi M.K.nın isteği nedeni ile birlikte kullanmak için temin ettim. O gece birlikte kullandık. Ertesi gün ise, polis tarafından evimde mahkeme emri ile arama yapıldı ve söz konusu emareler tespit edildi.

Ancak; arama esnasında evde bulunan M.K. (uyuşturucu madde tasarrufu vb. suçlarından bir kez denetimli serbestlikten yararlanan ve iki kez bu süreci ihlal ettiği gerekçesi ile Mahkeme huzuruna çıkarılan bir kişi) ile ilgili polis sadece bir tanık ifadesi almakla yetindi.

Ayrıyeten; daha önceden idrar örneğinde kokain maddesi bulunan M.K ile ilgili olarak, polis memuru E.A.’nın M.K.yı korumak için kokain kullanıldığından şüphelendiği 20 TL’lik kağıt parayı (kıvrık vaziyette) bulmasına rağmen emare olarak kayıtlara girmedi ve tetkik için laboratuvara gönderilmedi ve bu hususta orada bulunan hiçbir polis görevlisinden ifade temin edilmedi.

Evin aranması bittikten sonra, polis ile birlikte ben ve M.K ayni araç içerisinde, benim Girne’de bulunan ofisimde arama yapmaya giderken M.K görevli polislere “Ofisi aramaya gerek yok, orda bir şey yok ki” şeklinde beyanda bulundu.

Ayrıca; poliste tutuklu iken avukat ve ziyaretçi kısıtlamalarına rağmen, meselenin tahkikat memuru ile 9.08.2022 tarihinde polis hücrelerine gelen M.K  ki benim M.K ile görüşme talebim olmamasına rağmen ayrıca sadece avukatlarım ve yurt dışından gelen çocuklarımı görmek isteğim ve sadece bu yönde talebim olmasına rağmen, tahkikat memuru Ali ÇAVUŞ tarafından, polis hücrelerine M.K getirildiği zaman, bana hitaben “Ben yaptım” şeklinde bir beyanda bulunarak, polise ihbarı kendisinin yaptığı ve operasyonun bir kurgu olduğunu, polis ile işbirliği içerisinde tuzak kurduğunu ikrar etti. Bu görüşme kayıtları Girne Polis Müdürlüğünde mevcuttur.

Bütün bunlar birlikte değerlendirildiği zaman; olayın tamamen bir kurgu ve tuzak olduğu (Bu yönde gerekli soruşturmanın yapılabilmesi için KKTC Yüksek Mahkemesi ile KKTC Başsavcılığına Polis genel Müdürlüğüne Güvenlik Kuvvetleri Komutanlığına ve KKTC Barolar Birliğine gerekli suç duyurusunda bulunuldu), ayrıca M.K.ın, aklımda uyuşturucu madde kullanmak düşüncesi olmadığı halde beni, hint keneviri türü madde bulmak için polis ile işbirliği yaparak teşvik ettiği (Suç İşlemeye Teşvik) dolayısı ile aslında olmayacak emarelerin, bu kurgunun ürünü olduğu apaçık ortadadır. Bu nedenle ilgili tüm şahıslar hakkında şikayetimi bugün şikayet dilekçemde tüm gerçekleri belirterek yaptım.

3. İhbarı Yapan M.K.yı Korumak İçin Yapılan Polis İcraatları

Arama esnasında evde iki kişi bulunduğu halde (ben ve M.K.), masa üzerinde küllük içerisinde iki adet izmarit olmasına rağmen, polis emare alıp DNA incelemesi ile bahse konu izmaritlerin aidiyetlerini tespit etme zahmetine girmedi.

Arama esnasında, yasal olarak zorunluluk olmamasına rağmen kan/idrar testi verme talebinde bulundum. Ancak; polis herhangi bir girişimde bulunmamıştır. Bunun nedeni; evde bulunan kıvrık vaziyetteki para üzerinde kokain kalıntısı bulunabilme ihtimali ve bunun kullanıcısının M.K olabileceği ve bu kıvrık paranın polis E.A.nın bir başka tuzak ve kurgusu olduğundan tuzak veya kumpas kuran İlgili polislerin ve polis E.A.nın işbirlikçisi olan M.K.nın korunması maksatıyla polis tarafından bu kıvrık para ile ilgili herhangi bir icraata girişilmemiştir.

Arama esnasında evde bulunan M.K’dan kan/idrar testi alma zahmetine girmedi.

Ayrıca; bahse konu ikametgahın yedek anahtarları M.K’da olduğu için, Benim tutuklu olduğum bir sırada, M.K.ın tutukluluktan sonra serbest kaldığı ilk gün (04.08.2022), Benim kendisine “Sen direk annenin evine geç, çıkmamı bekle ve üzülme” dememe rağmen, ayni gün (04.08.2022) görgü tanıklarından edinilen bilgi çerçevesinde bahse konu ikametgaha bir JİP ile bir kız arkadaşı ile giderek temizlik yaptı ve bulunması muhtemel emareleri (özellikle küllükteki izmaritler) yok etti ve delilleri karartma yoluna gitti. Ayrıca; bahse konu evdeki tüm eşyalarını topladı.   

4. İnsan Hakkı İhlalleri ve Hücre Koşulları Yetersiz ve Tekdüze Beslenme

Polis hücrelerinde tutuklu bulunan tüm kişilere sabah, öğle ve akşam yemeği olarak bir adet sandüviç verilmektedir.

Aylarca, KKTC’den ihraç olmayı bekleyen kişiler polis hücrelerinde tutuklu olarak beklemektedir. Bu süreler içerisinde gün ışığı görmedikleri gibi aylarca bu kişilere sabah, öğle ve akşam yemeği olarak bir adet sandviç verilmektedir.

Polis hücrelerinde tutuklu bulunan tüm kişiler, hücrelerinde kilit altında tutulmaktadır. Tuvalet ihtiyaçlarını gidermek için dahi hücreleri açılmamakta, tutuklu kişilere birer pet şişe verilerek idrarlarını o pet şişelere yapmaları dikte edilmektedir.

Bende bir tutuklu olarak hücrelerde bu muamelelere birebir maruz kaldım ve canlı şahidi oldum.

Polis tarafından suçüstü hali gereği tutuklandıktan sonra, hatta gönüllü ifademi verdikten sonra, polis hücrelerine yerleştirilmeden önce, Girne Dr. Akçiçek Hastanesi’ne getirildim ve polis tarafından herhangi bir darp veya cebir olmadığı yönünde rapor alınmak istendi. Bu noktada; hastanenin aşırı yoğunluğu ve gerçekten hasta olup hizmet almak için sıra bekleyen ve ağlayan küçük çocukların ve diğer insanların varlığı, doktor eksikliği ve doktorun o anda acil serviste bulunmaması üzerine, bir süre bekledikten sonra muayene etmek için gelen doktora diğer hastalara ayıracağı vakti beni muayene etmek için harcamasına vicdanen razı gelmeyerek “Beni muayene etmenize gerek yok, polisten kötü muamele görmedim, vücudumda darp cebir izi yok, tansiyonum iyi, sağlık durumum iyi” şeklinde beyanda bulunarak beni muayene etmek için harcayacağı zamanı, diğer hastalara ayırmasını sağlamak için doktor kontrolünden geçmeyi reddettim.

5. Avukatlara vb. Silah Taşıma Ruhsatı Verilmesi

Bilindiği üzere, KKTC’de Fasıl 57 Ateşli Silahlar Yasası kapsamında, Bakanlar Kurulu kararıyla verilen özel tabanca taşıma ve tasarruf izinleri vardır. Hali hazırda KKTC genelinde iki binin üzerinde kayıtlı tabanca bulunduğu bilinmektedir.

Bakanlar Kurulu kararıyla verilen özel tabanca taşıma ve tasarruf izinlerinin dağılımı değerlendirildiğinde; emekli asker ve polislerin dışında, tehlikeli sektörlerde çalışan kişilere (Örneğin; Petrol İstasyonu İşletmecisi, Kuyumcu, Dövizci vb) bu tip izinlerin verildiği bilinmektedir.

Bakanlar Kurulu kararıyla verilen özel tabanca taşıma ve tasarruf izinlerinin anlamı; ülke güvenliğinin sağlanmasında güvenlik güçlerinin yetersiz olduğunun Bakanlar Kurulunca da kabul edildiğinin bir göstergesidir.

Ancak; Yargıç, Savcı ve Avukatların da yürüttükleri görevler icabı zaman zaman tehdit alabilecekleri, hayati tehlikelerinin mevcut olabileceği de göz önünde bulundurulmalıdır.

Avukat olarak yürüttüğüm görevler icabı zaman zaman tehdit alıp, hayati tehlikemde mevcut olduğundan (Bu konuda Polise yapılmış müracaatlar vardır), 2002 yılında vefat eden dedem Rifat Şener’e ait Ata yadigarı tabancayı sırf güvenlik açısından evinde muhafaza ettim. Ancak; bahse konu tabancanın herhangi bir şekilde kullanılmadığı polis raporundan da görülebilir.

Bunların yasallaşması ile ilgili gerekli çalışmalar başlatılacaktır.

6. Evimin Kendi Rızası ile Tekrar Aranması

10.08.2022 tarihinde Mahkeme huzuruna çıkarılarak teminata bağlandım ve serbest kaldıktan sonra, Narkotik ve Kaçakçılığı Önleme Müdürlüğü ekipleri tarafından evimin tekrardan aramasını talep ettim ve kendi rızam ile evimi tekrardan arattırdım. Bu arama neticesinde; herhangi bir kanunsuz madde tespit edilmedi.

7. Hint Keneviri Bitkisinin Yasal Kullanımı

Tıbbi amaçla kullanılır.
Keyif verici amaçla kullanılır.
Kenevir bitkisinden üretilen lif tekstil sektöründe kullanılır.
Kenevir bitkisinden üretilen lif kağıt yapımında kullanılır.
Kenevir bitkisinden üretilen lif sentetik liflerin geliştirilmesinden önceki süreçte halat yapımında kullanıldı.
Kenevir tohumları (akenleri), kuş yemi olarak kullanılır.
Kenevir tohumları insanlar tarafından besin olarak tüketilmektedir.
Kenevir tohumlarından elde edilen yağ; cila, boya, sabun yapımında kullanılır.
Bunların yasallaşması ile ilgili gerekli çalışmalar başlatılacaktır.


GENEL

Bu yaşananlar muteber, dürüst ve düzgün karakterli bir avukat olan benim itibarımı zedelemek için maksatlı olarak yapılmıştır,
2002 yılında Türk Silahlı Kuvvetlerinden takdir belgesi aldım,
2005-2006 yıllarında KKTC Devleti adına yurt dışına yasa tanıtmaya gittim,
2007 yılında İngiltere Barosuna yabancı ortaklık olarak kaydımı yaptırdıktan sonra, Kıbrıs Cumhuriyetinin 2011 yılında ve Türkiye Cumhuriyetinin 2018 yılında dahil olduğu uluslararası bir avukatlık organizasyonuna üye olmayı temin ettim,
2006-2007 yıllarından sonra, KKTC Barosunu çeşitli uluslararası spor organizasyonlarına dahil edip başarılı sonuçlar elde etmesini sağladım,
2014 yılı içerisinde Galatasaray Futbol Kulübü ile anlaşma yaparak, KKTC Galatasaray Futbol Okulunu kurduğu, Türkiye Cumhuriyetinde düzenlenen çeşitli turnuvalara katılım sağlayıp, çocuklarımızı sağlıklı ve güvenli bir şekilde buralara götürerek, bir polis arkadaşım ile birlikte çocuklara refakat edip antrenörlük yaptım,
2016 yılında KKTC’nin gelecekteki durumu ile ilgili olarak, petrol, doğalgaz ve yenilenebilir enerji üzerine devlet tarafından görevlendirilerek, Bahçe şehir Üniversitesinde eğitim aldım,
2017 yılı içerisinde Suriye sınırına kadar giderek, Suriye’li mültecilerin yaşam koşulları hakkında rapor düzenleyerek ilgili merciler ile paylaştım,
Yaklaşık 20 yıldır avukatlık mesleğini icra ederken çok kritik davalarda görev aldım (Bu konuda aldığım tehditlerde bulunmaktadır),
2022 yılında Ceza Yasası ile Müfsidane Yayınlar Yasasında yapılması öngörülen değişikliklerin, hukuki değerlendirmeleri sonucunda ve bu yönde gösterdiğim yoğun çabalar neticesinde, bu değişikliklerin yasallaşmasını önüne geçmek için çok büyük katkı koydum,
Ayrıca; poliste gerek terfi alamayan gerekse de haklarında mesnetsiz iddialarla yargılanmaya çalışılan polislerin savunmasını üstlendim,
M.K ile işbirliği yapan polis memuru E.A’nın kokain ticareti yapan kişilerle temas içerisinde olduğunu, bu gibi kişilerin insanları zehirlemesine müsaade ettiğini, yapılacak soruşturma kapsamında bana sorulması halinde, her türlü bilgiyi vermeye hazır olduğumu belirtmek isterim bu hususuda şikayet dilekçemde belirttim.
Bu bağlamda; bazı çevreler tarafından itibarsızlaştırılmak, yıpratılmak ve bu şekilde mağdur edilmemi sağlamak için yasa ve kural tanımadan kapalı kapılar arkasında karanlık bir şekilde çalışan ve görevini kötüye kullanan kişilerin hakkında ivedilikle bir soruşturma başlatılmasını Başsavcılıktan, Polis Genel Müdüründen Güvenlik Kuvettlerinden talep etmekteyim.
Keza PG Müdürü Ahmet Soyalan’ın böyle bir soruşturma başlatması halinde teşkilat içinde bulunan çürük elmaları desteklemediğini de bizlere göstermiş olacaktır.
Ayrıca; hakkımda arama ve tutuklama emri alınmasına sebep olmak için, Ahmet DEM’e yalan-yanlış ifadeler yazdıran Avukat A.S’den şikayetçiyim ve benim tutuklanmamda kurulan tuzağın bir parçasının da avukat A.S olduğunu da beyan ve iddia ederim.
Ayrıca; hücrede tutuklu bulunduğum süre zarfında, Avukat A.S’nin, polis ile işbirliği yaparak hareket ettiğini, polis tarafından çözülemeyen meselelerde hiçbir avukatı tanımayan bazı tutuklulara avukat olarak bu avukatın polis tarafından gönderildiğine ve polis tarafından bilgi edinilmeye çalışıldığını gördüm.
NOT: 

İlk Gün nerede ise itfaiye binasından mahkemeye yürütülmem meselesi
Gazetede isim ve soy isimin açık olarak açık resmim ile birlikte yayınlanması konusu
Dedemim Rifat Şener olduğu ve onun kim olduğu hususu
Telefonumun iadesi
Antijen testi sonucumu talep ederim."

17 Ağu 2022 - 18:02 - Gündem



göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Ses Kıbrıs Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Ses Kıbrıs hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Ses Kıbrıs editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Ses Kıbrıs değil haberi geçen ajanstır.



Anket Sizce kurulacağı açıklanan 'Mavi Girne Havayolu' milli bir havayolu mu, özel bir havayolu mu?