Rusları uzak tutmak için köyü sular altında bıraktılar

“Bütün köyü etkisi altına alan bir su baskını halkı mutlu edebilir mi?” sorusuna “Evet” cevabı verilebilecek tek yer belki de şu an Ukrayna… Kiev’in kuzeyindeki Demydiv'de, Rus askerlerin ilerlemesini durdurmak için çok yaratıcı bir savaş taktiği uygulandı: Ukrayna birlikleri köyü sular altında bıraktı. İki aydır su içinde yaşayan köy halkı ise mutlu ve umutlu… İşte Ukraynalıların ilginç savaş taktikleri ve Demydiv’de yaşananlar...

Zeminleri ıslak muşambalarla kaplı evler, kilerlerden taşan erzaklar, cılız bahar güneşinde kuruması için iplere asılan nemli kilimler…
Kiev’in kuzeyindeki Demydiv köyünün sakinleri, uzun bir süredir su baskını ile boğuşuyor. Ancak halk bu su baskınından hiç de mutsuz değil, bilakis oldukça memnun. Çünkü yaşanan su baskını onlar için bir afet değil, ‘taktiksel zafer’ anlamına geliyor.

Gelin hikâyenin en başına dönelim ve su baskınının Ukraynalıları neden mutlu ettiğine bakalım…

İki ayını dolduran savaşın ilk günlerinden bu yana  Ukrayna, insan gücü ve silah sayısı bağlamında kendisinden çok daha güçlü olan Rus ordusunu engellemek için ilginç bir yöntem uyguluyor: Kendi topraklarında hasara yol açmak.

Ukraynalı askerler, daha önce Rus kuvvetlerinin ilerlemesini yavaşlatmak, düşman birliklerini tuzağa düşürmek ve tankların bölgelere girişine engel olmak için köprüleri havaya uçurdu, yolları bombaladı, demiryolu hatlarını ve havalimanlarını devre dışı bıraktı. 

Ukraynalıların uyguladığı tüm bu ‘savaş taktikleri’ arasında özellikle bir tanesi yaratıcılığı ile dikkat çekiyor.

UYDU GÖRÜNTÜLERİNDE SEL GÖRÜNÜYORDU AMA SEBEBİ BİLİNMİYORDU

Mart ayında çekilen uydu görüntülerinde, Kiev'in kuzeybatısındaki Irpin Nehri havzasında bir sel yaşandığı görülüyordu. Ancak sele neyin veya kimin neden olduğu yakın zamana kadar tam olarak belli değildi. İlginç gerçek sonunda anlaşıldı.

Savaşın başlamasından sadece bir gün sonra, 25 Şubat’ta, Ukrayna birlikleri Kiev'in kuzeyindeki Demydiv'i ve çevresindeki kırsal bölgeyi su basması için baraj kapaklarını açmıştı. Amaç Kiev'e yapılan bir tank saldırısını önlemek ve Ukrayna birliklerine şehri savunmaya hazırlık sürecinde daha fazla zaman vermekti.

İlginç taktik işe yaradı. İnsan eliyle yaşanan sel, bölgeye yaklaşan Rus konvoylarının önünde bir göl oluşturdu ve birliklerin ilerlemesini engelledi.

Demydiv'de olanlar, Ukraynalılar için hiç de sıra dışı bir savunma yöntemi değil. Çünkü yukarıda da bahsettiğimiz gibi, ordu iki aydır ‘kendi topraklarında hasara yol açma’ taktiğini sıklıkla kullanıyor.

'TAKTİKLERİ ÇOK YARATICI'

Ruslar, işgalin ilk gününde Kiev dışındaki önemli bir havalimanını ele geçirmeye çalıştıklarında, Ukrayna kuvvetleri savunma çözümünü pisti bombalayarak bulmuştu.

Askeri uzmanlar, ‘hasar verilen toprak’ politikasının Ukrayna'nın kuzeydeki Rus kuvvetlerini durdurma ve başkent Kiev'i ele geçirmelerini önleme konusundaki başarısında önemli bir rol oynadığını belirtiyor.

Dış Politika Araştırmaları Enstitüsü'nün üst düzey araştırmacılarından Rob Lee, “Ukraynalılar, Ruslar için hayatı zorlaştırmaya çalışırken çok yaratıcılar. Yaptıkları şey tam olarak saldırıların hızını kesmek ve bu çok mantıklı bir hareket” diyor.

Barajın patlaması sonrası Demydiv köyünde meydana gelen sel.

Geçen ay Kiev civarında ve son günlerde Ukrayna'nın doğusundaki çatışmalarda sıkça benimsenen bir yaklaşım da nehirlerin üzerindeki köprüleri yıkıp Rusları karşıya geçmek için dubalarla yol yapmaya zorlamak. Bu yaklaşımın uygulanacağı bölgeler, Ukraynalı topçu birlikleri tarafından önceden dikkatlice planlanıyor ve Ruslar için geçilmesi zor, kanlı ve maliyetli işlere dönüşüyor.

Mesela Kiev'in doğusunda, bir grup Rus tankını turba bataklığına sürükleyecek şekilde köprüler havaya uçuruldu, dört tank neredeyse kulelerine kadar battı.

İKİ AYLIK SAVAŞIN ALTYAPIYA OLAN MALİYETİ 85 MİLYAR DOLAR

Ukrayna Altyapı Bakanı Oleksandr Kubrakov, “Ordumuz köprüleri havayı uçurduğu, barajları açtığı gibi mühendislik unsurlarını da başarılı bir şekilde kullanarak Rus güçlerinin ilerlemesini durdurdu” diyor.

Öte yandan Ukrayna birliklerinin izlediği bu strateji, ülkenin sivil altyapısı için çok büyük bir maliyete sebep oluyor. Bir yanda Ukraynalılar, düşman birlikleri durdurmak için kendi topraklarına hasar verirken diğer yanda Rus ordusu da köprüleri havaya uçuruyor, tren istasyonlarını, havaalanlarını ve diğer tesisleri hedef alıyor.

Tüm bunlar haliyle Ukrayna’nın hasarını ikiye hatta üçe katlıyor ve savaştan sonra ülkeyi yeniden inşa etmenin bedelini arttırıyor.

Ukrayna hükümeti, iki aylık savaşın ardından ulaşım altyapısına verilen toplam tahmini zararın maliyetinin yaklaşık 85 milyar dolar olduğunu açıkladı.

'HER ŞEYİN TEK SUÇLUSU  RUSYA'

Kubrakov hangi tarafın hangi alanı tahrip ettiğine bakılmaksızın tek suçlunun Rusya olduğunun altını ısrarla çiziyor ve şunları söylüyor:

“Eğer savaş başlamasaydı kendi köprülerimizi havaya uçurmazdık. Tüm bunların bir tane sebebi var: Rusya’nın saldırganlığı!”

Demydiv'de yaşananlar aslında Kubrakov'un bu sözlerine önemli bir örnek teşkil ediyor. Dediğimiz gibi, Ukrayna kuvvetleri savaşın ikinci gününde bölgeyi sular altında bıraktı. Ukraynalı yetkililer ve askerler, bu hamlenin etkili olduğunu, Rus zırhlı araçlarının önünde yayılan sığ bir göl oluştuğunu söyledi. Ancak daha sonra Rus bombardımanı baraja zarar verdi ve bölgeyi boşaltma çabalarının zorlaşmasına neden oldu.


Siviller, Irpin Nehri üzerindeki yıkılmış bir köprüden geçiyorlar.

Su baskınının üzerinden iki ay geçmesine rağmen Demydiv sakinleri halen lastik botlarda kürek çekiyor. Sular altında kalan tarlalarda ekinler yok oluyor, bazı aileler bahçelerinde yürümek için tahta yollar inşa ediyor.

Tüm bunlara rağmen yine de birçok bölge sakini, su baskınının stratejik faydalarının, zorluklardan daha ağır bastığını düşünüyor.

Köy sakinlerinden Volodymyr Artemchuk, “50 evi su basması büyük bir kayıp değil” diyor.

SADECE KİEV KURTULMADI, KÖY ACIMASIZ KATLİAMLARDAN KORUNDU

Dinyeper Nehri'nin batı kıyısındaki Kiev'in kuzey sınırını bloke eden sel, mart ayındaki çatışmalarda çok önemli bir rol oynadı.

Sular, tanklar için etkili bir bariyer oluşturdu. Bu sayede Ukrayna kuvvetleri Rusların Kiev'i kuşatma girişimlerini püskürttü, ve sonunda Rusları geri çekilmeye zorladı. Başkenti ele geçirmeyi başaramayan Rus kuvvetleri ülkenin doğusundaki Donbas bölgesinde yeniden başlayan bir taarruza odaklanmak için mart ayı sonlarında bölgeden çekildi.

Planlı bir şekilde gerçekleştirilen su baskını sadece Kiev’i kurtarmakla kalmadı, Demydiv'in de korunmasına yardımcı oldu. Rus askerleri köyde devriye geziyor olsa da Demydiv savaşta hiçbir zaman ön cephe olmadı ve güneydeki kasabaların acımasız kaderinden kurtuldu.

Demydiv yerel yöneticisi Oleksandr Melnichenko, köydeki bir aylık işgal sırasında altı kişinin vurulduğunu, evlerin ve dükkanların bombalanarak tahrip edildiğini söylüyor ve ekliyor:

“Ancak köy, Buça’daki gibi korkunç sivil katliamlarından, düzinelerce cesedin sokaklarda yattığı kâbus gibi sahnelerden kaçmayı başardı.”

27 Şubat'ta Buça'ya giren Rus birlikleri burada tam anlamıyla bir katliama sebep oldu. Cesetler sokaklarda yatıyordu. Ukraynalı yetkililer şu ana kadar 410 sivilin cansız bedeninin bulunduğunu açıklarken, gerçek sayısının ise bundan çok daha fazla olduğunun altı çiziliyor.

'BAZI İNSANLAR HALA TRAVMA YAŞIYOR'

Melnichenko, "Normal hayata dönmeye çalışanlar olsa da bazıları hâlâ travma yaşıyor. İnsanlar aynı şeylerin tekrar yaşanmasından korkuyor” diyor.

Köy halkının bir kısmı haftalar hatta aylar sürmesi beklenen ağır temizlikten şikâyet etse de, çoğu kişi evlerini temizlemek ve kurutmak için neşeli bile denebilecek bir ortak çabayla bir araya geliyor.

Sel suları bahçeleri doldurur, gazoz şişeleri evlerin önünden süzülüp giderken bile, kadınlar evde çorba pişirip komşularını yemeğe davet ediyor. Erkekler ise su boşaltma pompalarını çalıştırmak için lastik botlarla yakıt taşıyor.

Güvenlik görevlisi olan 60 yaşındaki Roman Bykhovchenko, ıslak ayakkabılarını bahçesindeki masanın üzerinde kurutmaya çalışıyor. Evinin mutfağına adımını attığı anda döşeme tahtalarının arasından su fışkırıyor ama Bykhovchenko yine de, “Buna değdi” diye konuşuyor.

Kostuchenko ise şimdi sığ bir gölet haline gelen bahçesinin bu yıl ekilmesinin mümkün olmadığını söyleyerek iç çekiyor ama şaka yapmaktan da geri durmayıp ekliyor: “Belki daha sonra pirinç yetiştirmeyi deneyebilirim!”

New York Times'ın 'They Flooded Their Own Village, and Kept the Russians at Bay' ve Insider'ın 'Ukrainians say they have no regrets after intentionally flooding their village to stop Russian tanks from reaching Kyiv' başlıklı haberlerinden derlenmiştir.

01 May 2022 - 10:01 - Dünya



göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Ses Kıbrıs Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Ses Kıbrıs hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Ses Kıbrıs editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Ses Kıbrıs değil haberi geçen ajanstır.



Anket Hükümetin açıkladığı ekonomik paketi yeterli buldunuz mu?